Süleyman Şah Türbesi Türkiye için neden önemli?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kendi sınırları dışında sahip olduğu tek toprak parçası Süleyman Şah Saygı Karakolu ve Türbesi neden bu kadar önemli?

Süleyman Şah Türbesi Türkiye için neden önemli? süleyman şah kimdir,süleyman şah neden bu kadar önemli,süleyman şah operasyonu,Süleyman Şah türbesi,süleyman şah türbesi kaç defa değiştirildi

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Türkiye sınırları dışındaki tek Türk toprağı olan Suriye içindeki Süleyman Şah Saygı Karakolu ve Türbesi’ne 50 tankla operasyon gerçekleştirildi. Süleyman Şah Türbesi Türkiye sınırındaki bir başka Suriye toprağına nakledildi. Peki Süleyman Şah Türbesi Türkiye için neden önemli?

Süleyman Şah kimdir?

Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin dedesidir. 1200’lü yıllarda Moğol istilası üzerine yaklaşık 50 bini bulan tebaasıyla Anadolu’ya gelmiş ve Fırat kıyısına yerleşmiştir. Haçlı Seferlerine karşı Filistin’e gitmek isterken bugünkü Suriye’de, 1227 yılında Fırat Nehri’nde boğulmuştur. Süleyman Şah ve iki muhafızı, bugünkü sınırımıza takriben 100 km mesafede olan Caber Kalesi’ne defnedilmiştir.

Süleyman Şah Türbesi ve Süleyman Saygı Karakolu neden önemlidir?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kendi sınırları dışında sahip olduğu tek toprak parçasıdır.

Süleyman Şah Türbesi ile Süleyman Şah Saygı Karakolu ve bulunduğu alan Suriye’nin Halep ilinin Karakozak Köyü sınırları içerisinde bulunan ve Türkiye’nin kendi sınırları dışında sahip olduğu tek toprak parçasıdır.

Türbe’de Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu ve ilk padişahı Osman Gazi’nin büyükbabası ve Ertuğrul Gazi’nin babası Süleyman Şah’ın ve iki askerinin naaşları bulunmaktadır.Türbede yatan Süleyman Şah’ın Osman Gazi’nin büyükbabası olan Süleyman Şah değil, I. Kılıçarslan’ın babası Kutalmışoğlu Süleyman olabileceği konusunda farklı görüşler bulunmaktadır.

Neden Saygı Karakolu?

Türbenin muhafazasını sağlamakla görevli olan Jandarma İhtiram Kıtası’nın ikameti için 30 Mayıs 1938 tarihinde modern bir karakol yaptırıldı. 1949’da Ca­ber ­Ka­lesi Jan­dar­ma Ka­ra­ko­lu­’n­da bir ast­su­bay, bir on­ba­şı ve se­kiz er, tür­be­yi ko­ru­mak­tay­dı.

Türkiye ile Suriye heyetleri arasında 1956 yılında Halep’te yapılan üst seviyede bir toplantıda düzenlenen tutanağın 13 ve 14’ncü maddelerinde türbe için gönderilecek ihtiram kıtasının her ayın 7’sinde değiştirilmesi kabul edilmiştir. Günümüzde her ayın 7 ve 20’sinde karakolun ikmali sağlanmakta ve personel değişimi yapılmaktadır.

Günümüzde türbe, Türkiye Cumhuriyeti 20. Zırhlı Tugayı 3. Hudut Alay Komutanlığı 2. Hudut Taburuna bağlı 25 asker tarafından korunmaktadır.

Süleyman Şah Türbesi daha öncede iki kez değiştirilmişti

Türbe ve müştemilatı bundan önce iki defa (1939, 1975) taşınmış; ayrıca Suriye rejimitarafından taşınma hususuiki defa daha (1995, 2001) gündeme getirilmiştir.

“Türk Mezarı” olarak bilinen türbe ve müştemilatı, 1975’e kadar sınırımıza 100 km uzaklıktaki Caber Kalesi’nin eteklerinde bulunmaktaydı. Birinci yer değişikliği1939 yılında kale içinde gerçekleştirilmiştir. Tamirinin imkânsız hale gelmesi ve güvenlik zaaflarının oluşması sonucu türbe, kale içinde kurulan karakolun yanında eski özelliklerine uygun olarakinşa edilmiş ve sandukalar yeni yerine nakledilmiştir.

1975 yılındaki ikinci nakilde ise türbe ve müştemilatı, Caber Kalesi’nden uzak bir noktaya,Karakozak mıntıkasına taşınmıştır. Nakil, 1968’de Suriye tarafından yapımına başlanan Tabka Barajı’nın Caber Kalesi’ni tamamen sular altında bırakması riskine karşı gerçekleştirilmiştir. Nakil kararı 1973’te alınmış; türbe, Caber Kalesinden 63 km kuzeyde, sınırımızın ise 37 km güneyindeki yeni yerine nakledilmiştir.

Öte yandan 1995 ve 2001 yıllarında Suriye rejimi, inşa edilen bir başka barajdan dolayı (Teşrin Barajı) suyun yükselmesi riskini gerekçe göstererek türbenin tekrar taşınmasını gündeme getirmiştir. Ancak yapılan müzakeler sonucunda türbenin tahkimat yapılmak suretiyle bulunduğu yerde muhafaza edilmesi hususunda 2003 yılında mutabakata varılmıştır. (23 Ocak 2003, Süleyman Şah Türbesi Tahkimat Projesinin Uygulanmasına İlişkin Ana Tutanak). Gerek 1975’teki nakil, gerekse 1995 ve 2001’deki taşıma talebi, Türkiye-Suriye ilişkilerinde krizlere yol açmıştır.

Süleyman Şah Türbesi Suriye’deki iç savaş ve IŞİD tehdidi altında

Süleyman Şah Türbesi’nin Suriye topraklarında ki konumu 13 Mart 2014 tarihinde Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile El Kaide’nin Suriye kolu Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) adlı grup arasındaki çatışmalar sonucu Karakozak köyü ve türbenin bulundu bölge IŞİD kontrolüne geçti. 20 Mart 2014 tarihinde IŞİD, YouTube üzerinden yayımladığı bildiride Süleyman Şah Türbesi’nin üç gün içerisinde boşaltılıp Türk bayrağı indirilmediği takdirde türbeyi yerle bir edecekleri tehdidinde bulundu. Bunun üzerine Türkiye, güvenlik tedbirlerini artırarak en üst seviyeye getirdi. Gaziantep Beşinci Zırhlı Tugay Komutanlığı’ndan da araç ve personel takviyesi yapıldı. Sınır hattında bulunan mevcut nöbet kulübelerine ilave kulübeler yapılarak askerler konuşlandırıldı.Ayrıca Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Süleyman Şah Saygı Karakolu için kriz masası kurulduğunu açıkladı.

25 Mart 2014’te Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Süleyman Şah Türbesi’ne yönelik tehdit ile ilgili soruya;

“ “Böyle bir yanlışlık olacak olursa gereği neyse yapılacaktır. Bu topraklar bizim toprağımızdır. Bu topraklarda yapılacak bir saldırı aynen Türkiye’ye yapılmış bir saldırıdır.”şeklinde cevap vermişti.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ise yaptığı açıklamada “Süleyman Şah Türbesi’nin bulunduğu toprakların uluslararası hukuk gereğince Türk toprağı olduğunu ve bir tehlike söz konusu olması hâlinde her türlü karşılığın verileceğini” belirtmişti. 26 Mart 2014’te Genelkurmay Başkanlığı, yaptığı yazılı açıklamada “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Süleyman Şah Saygı Karakolu hariç Suriye topraklarında herhangi bir birliği bulunmadığını” açıklamıştı.

27 Mart 2014 tarihinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Bakanlık Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan arasında Suriye’deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesine yönelik bir saldırı karşısında yapılması gerekenlerin görüşüldüğü toplantıya ilişkin olduğu ileri sürülen bir ses kaydı yayınlandı. Bunun ardından T.C. Dışişleri Bakanlığı bir yazılı açıklama yaparak bu ses kaydını “Türkiye’nin ulusal güvenliğine yönelik alçakça bir saldırı ve casusluk faaliyeti olduğunu ve faillerinin en kısa zamanda yakalanıp adalete teslim edileceğini” belirtti. 28 Mart 2014’te Millî Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, “Bordo berelilerin bölgeye takviye edildiğini, her türlü tedbirin alındığını ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin teyakkuz hâlinde olduğunu” açıklamıştı.

http://mobilistasyon.net

Erdoğan ve Özel operasyonun sinyalini vermişti

TSK’nın Suriye’ye yönelik olarak gerçekleştirildiği operasyonun sinyalini Erdoğan ve Özel vermişti.

Geçen yıl 13 Mart’ta Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile IŞİD arasındaki çatışmalar sonucu Süleyman Şah’ın bulunduğu Halep’e bağlı Karakozak köyü ve civarı IŞİD kontrolüne geçti. 20 Mart 2014’te IŞİD, YouTube üzerinden yayımladığı bildiride Süleyman Şah Türbesi’nin üç gün içerisinde boşaltılıp Türk bayrağı indirilmediği takdirde türbeyi yerle bir edecekleri tehdidinde bulundu. Bunun üzerine Türkiye, güvenlik tedbirlerini artırarak en üst seviyeye getirdi. Gaziantep 5’inci Zırhlı Tugay Komutanlığı’ndan araç ve personel takviyesi yapıldı. Sınır hattında bulunan mevcut nöbet kulübelerine ilave kulübeler yapılarak askerler konuşlandırıldı. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel daha önce yaptığı açıklamalarda Süleyman Şah Türbesi’ni koruyan Türk askerlerine sahip çıkmış ve Türkiye’nin istediği zaman buraya operasyongerçekleştirebileceğinin sinyalini de vermişti. 

SES KAYDINA DA DÜŞMÜŞTÜ

Süleyman Şah’ın kritik durumuyla ilgili Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan bir görüşmenin ses kaydının yayınlanması da Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşmüştü. 27 Mart 2014’te dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan arasında Süleyman Şah Türbesi’ne yönelik bir saldırı karşısında yapılması gerekenlerin görüşüldüğü toplantıya ilişkin olduğu ileri sürülen bir ses kaydı yayınlandı. Bunun ardından Dışişleri Bakanlığı bir yazılı açıklama yaparak bu ses kaydını “Türkiye’nin ulusal güvenliğine yönelik alçakça bir saldırı ve casusluk faaliyeti olduğunu ve faillerinin en kısa zamanda yakalanıp adalete teslim edileceğini” belirtti. Olayla ilgili büyük çaplı soruşturma başlatıldı. 28 Mart 2014’te de Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, “Bordo berelilerin bölgeye takviye edildiğini, her türlü tedbirin alındığını ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin teyakkuz halinde olduğunu” açıkladı.

“ANINDA YANINIZDAYIZ” MESAJLARI YAYINLAMIŞLARDI

Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olduktan sonra sıkça dile getirilen Süleyman Şah Karakolu’nun kuşatıldığı iddialarına “Türbenin kuşatıldığı iddiası uydurmadır. Türbeye böyle bir şey olması durumunda adımımız belli” tepkisini verdi. Erdoğan geçen yıl Cumhuriyet Bayramı ve Kurban Bayramı vesilesiyle Süleyman Şah Karakolu’nda görev yapan askerleri unutmayarak özel birer mesaj yayınlayıp, şunları söylemişti:
“Süleyman Şah Saygı Karakolu’nda yalnız olmadığınızı, milletin bizzat kendisinin ve hayır dualarının her an sizlerle birlikte olduğunu bir kez daha teyit etmek isterim. Yine bilmenizi isterim ki, gerektiğinde, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tereddüt etmeden ve bir an bile gecikmeden yanıbaşınızda olacaktır.”

NECDET ÖZEL: SİZ ORADA YALNIZ DEĞİLSİNİZ

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel de geçen yıl Süleyman Şah Saygı Karakolu personeline hitaben yayınladığı Kurban Bayramı mesajında özetle, “Sizlere tevdi edilen görevi çok kritik bir dönemde layıkıyla yerine getirmektesiniz. Bundan sonra da aynı esaslarla, ecdadımıza yakışır şekilde görevinizi başarıyla yerine getireceğinize, Yüce Milletimizi ve Türk Silahlı Kuvvetlerini başarıyla temsil ederek, onur ve haysiyetini koruyacağınıza olan inancım tamdır. Unutmayınız ki, sizler orada yalnız değilsiniz. Arkanızda Yüce Türk Milletinin, 76 milyon yurttaşımızın olduğunu unutmayınız. Gözümüz, kulağımız ve gönlümüz hep sizlerle beraberdir. Sizden gelecek tek birhaberle, Silahlı Kuvvetlerimizin anında yanınızda olacağının güvenini içinizde hissedin” demişti.

http://gipromez.net

Birlikteliklerinin Önemi

Escort Birlikteliklerinin Önemi
İlk cinsel deneyim, kişinin geri kalan hayatındaki cinsel yaşamı için önemlidir. İlk cinsel deneyimin sağlıklı bir şekilde edinilmesi kişinin sağlıklı bir cinsel yaşam sürmesini, buna bağlı olarak mutlu ve daha az stresli bir yaşama sahip olmasını sağlayacaktır. İlk ilişki deneyimi için duygusal bağ kurulan bir partnerdense, cinsel ilişkiye hâkim bir escort tercih edilmesi daha iyi olacaktır. Böylece ilk cinsel deneyim sağlıklı ve güvenli bir şekilde kazanılır.

izmir escort

izmir escort

izmir escort

Escort bayan ile birlikte olmak için daha önce cinsel deneyim yaşamamış olmak veya bir partnere sahip olmamak gerekmez. Zaman zaman birlikte olduğumuz insanlarla duygusal problemler yaşayabilir ve uzaklaşabiliriz. Böyle olmasa bile, partnerimiz bir ilişki için her zaman aynı ölçüde istekli olmayabilir. Onu istemediği bir ilişkiye ikna etmeye çalışıp iki tarafın da keyif almayacağı bir münasebete girmek yerine, cinsel ihtiyacı karşılamak için çalışan izmir escort kızlar arasından birine başvurmak faydalı olacaktır. Cinsellik bir ihtiyaç olduğu kadar doğal bir haktır ve bunu yaşamak, yerine getirmek ayıp değildir.

En Kaliteli ve Güzel Kızlar

İzmir’de En Seksi, Güzel ve Alımlı Escort Kızlar

Daha önce cinsel ilişkiye girmemiş ve ya daha farklı fanteziler ve zevkler peşinde koşan erkeklerin vazgeçilmezidir escort kızlar. İzmir escort ile tüm fantezilere uyabilen ve işinde profesyonel olan kızlarla erkeklere daha önce hiç yaşamadıkları kadar ateşli bir gece sunuyoruz. Escort kızlar ile siz de geceyi yalnız geçirmeyecek ve çok daha özel anlar yaşayabileceksiniz.

izmir bayan escort

izmir bayan escort

En Kaliteli ve Güzel Kızlar

Ekipteki en kaliteli ve güzel kızlar ile istediğiniz kriterlere göre seçim yaparak çok özel anlar yaşayabilirsiniz. Yerli, yabancı, sarışın, esmer, düz, anal, balıketli gibi birçok seçeneğe sahip olan escort İzmir hizmeti ile size en uygun seçimi yaparak mutlu ve zevkli saatler geçirirsiniz.

Sıcak ve Bol Zevkli Dakikalar

Erkeklerin özellikle daha önce deneme fırsatını yakalamadığı ve ya denemekten korktuğu fantezilerini İzmir bayan escort hizmeti ile gerçeğe dönüştürüyoruz. Güzel ve bir o kadarda seksi escort kızlar sizi baştan çıkararak istediğiniz pozisyonda istediğiniz fanteziyi gerçekleştirmenizi sağlayarak daha önce hiç yaşamadığınız kadar zevkli ve özel anlar yaşamanızı sağlayacaktır. Her biri birbirinden güzel, alımlı ve seksi olan kızlarımız ile daha önce denemediğiniz pozisyonlarda cinsellik yaşama olanağı sunarak sıcak ve bol zevkli dakikalar geçirmenizi sağlıyoruz.

Her türlü fanteziye ayak uydurabilen ve erkeklerin hayal ettikleri cinsellikleri yaşayabilmelerini sağlayan escort kızlar ile kendinizi çok daha özel hissedersiniz. Siz de artık geceleri yalnız geçirmekten ve kız arkadaşınızın olmamasından bıkmış iseniz daha önceden belirlediğiniz kriterler doğrultusunda escort hizmeti alarak sıkıntılarınıza son verebilirsiniz. İstediğiniz saç rengi, ten rengi, boy, kilo, yaş, milliyet, vücut ölçülerine göre escort kızları seçebilir ve istediğiniz pozisyonda ilişkiye girebilirsiniz.

Bolu Dağı’nda yoğun sis kaza getirdi

İstanbul istikametinden gelen Mehmet C. idaresindeki 81 BD 110 plakalı hafif ticari araç, Bolu Dağı Bakacak mevkiinde, görüş mesafesini 10 metreye düşüren sis ve yağış nedeniyle orta refüjde bulunan bariyere çarparak yan yattı.

Daha sonra aynı istikamette gitmekte olan Melih M. idaresindeki 34 KL 0319 plakalı tanker de kaza yapan araca çarptı. Ticari aracın içerisinde bulunan Emine C. (47) yaralandı.

Olay yerine gelen 112 ekiplerince ilk müdahalesi yapılan yaralı, ambulans ile Düzce Atatürk Devlet Hastanesine kaldırıldı. Yaralının hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi. Kaza nedeniyle tek şeritten kontrollü olarak verilen trafik, araçların çekici tarafından kaldırılmasıyla normale döndü.

Polis kaza hakkında inceleme başlattı.

http://www.aktifhaberajansi.com

Erdem Başçı’ya şok! 2 yıl hapsini istedi

Aldığı faiz kararları yüzünden eleştiri yağmuruna tutulan Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, vatandaşı zarara uğratmaktan mahkemelik oldu.

Erdem Başçı'ya şok! 2 yıl hapsini istedi

Avukat Muhammet Şerif Aydın, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na Başçı ile Para Politikası Kurulu (PPK) üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu.

Aydın, Kurulun Ocak 2014’te olağanüstü toplantısında politika faizi olan 1 haftalık repo faizini yüzde 4.5’dan yüzde 10’a çıkardığı belirtilerek, kredi faizlerinin yükselerek üretim ve istihdamın zarar gördüğünü savundu.

2 YILA KADAR HAPSİNİ İSTEDİ

Aydın, Başçı ve ekibinin görevi kötüye kullanmak suçundan 2 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

Yüksek faiz politikası sebebiyle kamunun zarara uğradığı gerekçesiyle dava açtığını ifade eden Aydın, “Bu şekilde ceza kanunumuzda düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunun işlendiğini kanaati ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundum. İki gün önce de Diyarbakır’dan suç duyurusunda bulunmuştum” dedi.

FAİZ ARTTIRIMINDA CÖMERT

Merkez Bankası PPK üyelerine yapılan suç duyurusunda şüphelilerin faiz artırımında cömert davrandığına dikkat çekilerek “Ülkemizdeki bütün orta ve alt gelir tabakasını oluşturan vatandaşların ekonomik varlığını doğrudan etkileyen faiz oranlarının indirimi konusunda ısrarla beklentilerden uzak bir şekilde karar almaktadırlar. Şüphelilerin bu eylemleri, kanımızca suç teşkil eden Türk Ceza Kanunumuzda düzenlenen Görevi Kötüye Kullanma suçunu oluşturmaktadır” dedi.

http://ihir.org

Bakan Canikli’den esnafa 0 faiz müjdesi!

Gümrük ve Ticaret Bakanı Canikli, “Mali yapısı bozulmuş esnafımıza yönelik olarak sıfır faizli kredi mekanizması üzerinde çalışıyoruz”dedi

Bakan Canikli'den esnafa 0 faiz müjdesi!

Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, “Kredibilitesi bozuk, kredi alma imkanı kalmamış yani mevcut kredileri ödeyemediği için bu şekilde mali yapısı bozulmuş esnafımıza yönelik olarak sıfır faizli kredi mekanizması üzerinde çalışıyoruz” dedi. Canikli, gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna dair soru üzerine Canikli, bugün itibarıyla dünyanın en gelişmiş ülkelerinde ve ekonomilerinde tüketici haklarında hangi kurallar yürürlükte ise Türkiye’de bunların en üst seviyede yer aldığını söyledi.

REDİBİLİTESİ BOZUK ESNAFA YÖNELİK KREDİ MEKANİZMASI

Esnafa ve KOBİ’lere yönelik müjdeleri olup olmadığının sorulması üzerine Canikli, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bir süre önce sübvanse edilen faiz miktarının 600 milyondan 750 milyona çıkarıldığını açıkladığını anımsattı. 150 milyon liralık ilavenin yaklaşık 4-5 milyar lira daha düşük faizli kredi sağlamak anlamına geldiğini vurgulayan Canikli, bunun esnaf camiasına büyük katkı sağlayacağını söyledi.

http://www.e-memorial.org

Şırnak’ta Silahlı Kişiler Polis Aracını Taradı

Şırnak’ın Cizre ilçesi Nur Mahallesi’nde Askeri Garnizon yakınlarında bulunan MOBESE direğine kamera takmak isteyen polisler ile kameranın takılmasına tepki gösteren grup arasında çatışma yaşandı.

SİLAHLI GRUP POLİSE ATEŞ AÇTI

Çok sayıda akrep tipi zırhlı araçla mahallenin birçok sokağını ablukaya alan polisler, silahlı grupların müdahalesiyle karşılaştı. Kısa sürede çatışmaya dönüşen olayda, elleri silahlı kişilerin polis aracına ateş açması dikkat çekiyor.

 

Kadın Doçente, Erdoğan’a Hakaretten 11 Ay Hapis

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı 38 yaşındaki Yrd. Doç. Dr. Elifhan Köse, Gezi olaylarında hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın ölümünün proteste edildiği gösteride dönemin BaşbakanıRecep Tayyip Erdoğan’a ‘hakaret’ ettiği gerekçesiyle 11 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yrd. Doç. Dr. Köse’nin avukatı, mahkemenin hükmün açıklanmasını geri bıraktığı kararı temyiz edeceklerini söyledi.

“ŞÜPHELİLER BU SLOGANLARLA…”

İstanbul Taksim’deki Gezi Parkı’ndaki ağaçların kesilmesini protesto eylemleri sırasında yaşamını yitiren 15 yaşındaki Berkin Elvan için düzenlenen protesto gösterisinde, Erdoğan aleyhine slogan atıp hakaret ettiği iddiasıyla Yrd. Doç. Dr. Elifhan Köse ile Mehmet Hüner ve Fatma Eser hakkında 4’üncü Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açıldı. İddianamede, “Şüphelilerin bu sloganlarla Başbakanlık görevini yürütmekte olan kamu görevlisine karşı görevinden dolayı onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek şekilde somut bir fiil isnat ettikleri, böylece hakaret suçunu işledikleri CD kayıtları kamera kaydı çözümleri kimlik tespit tutanakları ve tüm dosya kapsamında anlaşılmaktadır” denildi.

 

CHP’Lİ VEKİLLER DE İZLEDİ

Yrd. Doç. Dr. Elifhan Köse ile birlikte Mehmet Hüner ve Fatma Eser hakim karşısına çıktı. Aralarında CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, İzmir Milletvekili Hülya Güven,Balıkesir Milletvekili Nedret Akova’nın da bulunduğu grup da duruşmayı izledi. Mahkeme heyeti ‘hakaret’ suçundan yargılanan Yrd. Doç. Dr. Elifhan Köse’ye 11 ay hapis cezası verdi. Ancak, ‘hükmün açıklanmasının geri bırakılması’ kararı verildi. Heyet, sanıklar Mehmet Hüner ve Fatma Eser Gün hakkında da 7 biner lira para cezası verdi, bunu da hükmün açıklanmasını geri bıraktı.

“HUKUK HERKESE LAZIM”

Yrd. Doç. Dr. Elifhan Köse’nin avukatı Genco Yıldırım, kararı temyiz için Yargıtay’a başvuracaklarını belirterek, “Evrensel hukuk kurallarına aykırı olarak oluşturulan dava yine evrensek hukuk kurallarına aykırı olarak sonuçlandı. Sonuna kadar gidilecek. Bu hem ifade özgürlüğünün kısıtlanması, hem de özel hayatın gizliliği anlamında ciddi bir problem. Hukuk her geçen gün daha kötüye gidiyor. Hukuk herkese lazım” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Elifhan Köse de mahkemenin verdiği karar hakkında konuşmak istemediğini belirtildi.

“O SLOGANI ATMADIM”

Köse soruşturma kapsamında verdiği ifadede, eyleme katıldığını ancak söz konusu sloganı atmadığını savunarak, “Yapılan basın açıklamasına katıldım. Basın açıklaması sırasında ‘hırsız Tayyip Erdoğan’ sloganını atmadım, çözümü yapılan kamera kaydında elde edilen fotoğraf çıktısındaki kişi benim” ifadelerine yer vermişti.